İniş sırasıyla Kur’ân -ı Kerim Meâli:

1. FÂTİHA:

Bir şeyin başlangıcı açan-anahtar anlamına gelir. Tamamı bir defada inen sûrelerdendir. 5 vakit ibadet ‘namaz’ anlamında, 5 x hamd: ‘Yüceltilme, övgü’ ile başlayan sûrelerin ilkidir. Bilindiği gibi 7 değil 6 âyettir. ‘1:1, 6:1, 18:1, 34:1, 35:1’ bkz.:

 

96. ALAK:

Alak kelime olarak sülük gibi yapışan kan emen ‘embriyo’ demektir. Adını ikinci âyetinden almıştır. Hz. Muhammed’e s.a.s. ilk inen sûredir ve „IKRA“ ‘oku, düşün, duyur’ emriyle başlamaktadır. 19 âyettir.

 

73. MUZZEMMİL:

Örtünüp gizlenen anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 20 âyettir.

 

74. MUDDESSİR:

Örtüsüne bürünen anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 56 âyettir.

 

93. DUHÂ:

Gün ağarmasından güneşin ufukta bir süre yükselmesine dek geçen zaman aralığıdır. Adını ilk âyetinden almıştır.11 âyettir.

 

94. İNŞİRÂH ‘ŞERH’:

Açılmak, genişlemek, sevinmek manalarına gelir. Hz. Muhammed’in s.a.s. göğsünün ferahlatılıp sevinç, huzur ve güvene kavuşturulması ifade edildiğinden bu adı almıştır. 8 âyettir.

 

68. KALEM:

Kalem, bildiğimiz gibidir. Adını ilk âyetinden almıştır. 52 âyettir.

 

81. TEKVÎR:

Dürülmek anlamına gelmektedir. Adını ilk âyette, kıyâmet alameti olarak geçen ‘güneş dürüldüğünde’ âyetinden almıştır. 29 âyettir.

 

87. A’LÂ:

İlk âyeti ‘Yüce’ manasına gelen Allâh’ın adıyla başladığından bu adı almıştır. 19 âyettir.

 

92. LEYL:

Gece demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 21 âyettir.

 

89. FECR:

Tan yerinin ağarması, şafak manalarına gelir. Adını ilk âyetinden almıştır. 30 âyettir.

 

97. KADR ‘KADİR’:

Kur’ân’ın yeryüzüne indirilmeye başladığı gece Kadir ‘kıymetli bereket’ gecesidir. Sûre Kadir gecesinden bahsettiği için bu adı almıştır. 5 âyettir. İndiği geceye kadir, kıymet bahşeden ve indiği geceyi bin aydan daha hayırlı yapan kitap Kur’ân -ı Kerim’dir.

 

103. ASR:

Zaman, çağ, gündüzün iki ucu, sabah ibadeti ‘namazı’, ikindi vakti gibi manalara gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 3 âyettir.

 

100. ÂDİYÂT:

Koşan atlar demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 11 âyettir.

 

108. KEVSER:

Çok lütuf manasına gelir. Kevser, cennette bir ırmak veya havuzun da adıdır. Ama âyette geçen şekli, sûrenin bütünü ve inme zamanı göz önüne alındığında burada kastedilen Kevser, muhtemelen Hz. Fatıma a.s.’ dır. 3 âyettir ve Kur’ân’ın en kısa sûresidir.

 

102. TEKÂSUR:

Çoklukla övünmek, çoğalma yarışı anlamındadır. İnsanların mal ve evlatlarda çoğalma yarışlarının kendilerini felakete sürüklemesinden bahsedildiğinden bu adı almıştır. 8 âyettir.

 

107. MÂÛN:

Adını son âyetinden alır. İyilik, yardım veya zekât manalarına gelir. Yardımlaşmaya engel olan kimselerin vasıfları anlatıldığından bu adı almıştır. 7 âyettir.

 

109. KÂFİRÛN:

Kâfirler ‘hakikati inkâra şartlanmışlar’ demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 6 âyettir.

 

111. TEBBET ‘MESED’:

Kurusun veya yuh olsun manasındadır. Hz. Muhammed’in s.a.s. amcası ve İslam düşmanı olan Ebu Leheb hakkında inmiştir. 5 âyettir.

 

105. FÎL:

Bilinen hayvan Fil demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. Hz. Muhammed’in s.a.s. doğduğu yıl meydana gelen fil hadisesini anlatır. 5 âyettir.

 

106. KUREYŞ:

Adını ilk âyette geçen Kureyş ’ten alır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in s.a.s. mensubu bulunduğu kabileden bahsedildiğinden bu adı almıştır. 4 âyettir.

 

101. KÂRİA:

Kapı çalan, şiddetli ses, kıyâmet manalarına gelir. Adını 1-3 âyetlerden almıştır. 11 âyettir.

 

113. FELAK:

Sabah veya yarmak manasına gelir. Adını ilk âyetinden almıştır.5 âyettir.

 

114. NÂS:

İnsanlar demektir. Adını 1-3. âyetlerden alır. 6 âyettir. Felak ve Nâs sûrelerine iki koruyucu denir.

 

112. İHLÂS:

Samimi olmak, dînde ‘İlâhi esaslara’ içtenlikle yönelmek ve yalnızca Allâh için uygulamak manalarına gelir. Her türlü Allâh’a bir benzer yakıştırmadan arınma da ifade edildiğinden bu adı almıştır. 4 âyettir.

 

53. NECM:

Yıldız demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 62 âyettir.

 

80. ABESE:

Yüzünü ekşitip, buruşturdu anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 42 âyettir.

 

91. ŞEMS:

Güneş demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 15 âyettir.

 

85. BURÛC:

Yıldız kümeleri, burçları anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 22 âyettir.

 

95. TÎYN:

Hz. İbrâhîm, Hz. Nûh, Hz. Îsâ peygamberlerin vahiy aldıkları yerin adı. Adını ilk âyetinden almıştır. 8 âyettir.

 

99. ZİLZÂL:

Deprem demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 8 âyettir.

 

76. İNSÂN ‘DEHR’:

İlk âyetinde geçen insan kelimesinden ve insanın önceki hâline dikkat çekildiğinden bu adı almıştır. 31 âyettir.

 

75. KIYÂME:

Kıyâmet gününden bahsedildiği için bu adı almıştır. Adını ilk âyetinden almıştır. 40 âyettir.

 

104. HUMEZE:

Arkasından çekiştirmek, alay etmek manalarına gelir. Dedikoduculuk kınandığı için bu adı almıştır. 9 âyettir.

 

77. MURSELÂT:

Gönderilenler manasına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 50 âyettir.

 

50. KAF:

Sûrenin ilk âyetinde yer alan Kâf, Mukattaa harf sebebiyle bu adı almıştır. 45 âyettir.

 

90. BELED:

Şehir demektir. Âyette bahsedilen şehir Mekke’dir. 20 âyettir.

 

86. TÂRIK:

Karanlığı delen, şiddetlice vuran anlamlarına gelmektedir. Âyette geçen manası 3. âyette açıklanmıştır. 17 âyettir.

 

36. YÂSÎN:

Sûrenin ilk âyetinde yer alan Yâ, Sîn, Mukattaa harfler sebebiyle bu adı almıştır. 83 âyet olan Yâsîn sûresi Kur’ân’ın kalbidir.

 

25. FURKÂN:

Gerçeği, asılsızdan ayıran anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. Furkân, Kur’ân-ı Kerim’in adlarından biridir. 77 âyettir.

 

55. RAHMÂN:

İnansın veya inanmasın, kullarına sonsuz şefkatle merhamet eden manasında. Allâh’ın sıfatlarından olan Rahmân, bununla başladığından bu ad verilmiştir. 78 âyettir.

 

35. FÂTIR:

‘Örneksiz, sanat inceliği bakımından üstün’ Yaratan anlamına gelmektedir. Adını ilk âyette geçen Fâtır kelimesinden almıştır. 5 vakit ibadet ‘namaz’ anlamında, 5 x hamd: ‘Yüceltilme, övgü’ ile başlayan sûrelerin beşinci ve sonuncusudur. 45 âyettir. ‘1:1, 6:1, 18:1, 34:1, 35:1’

 

19. MERYEM:

Sûrenin çoğunda Hz. Meryem a.s.’dan ‘Allâhü Teâlâ’ya dosdoğru ibadet eden’ bahsedildiği için bu adı almıştır. 98 âyettir.

 

20. TÂHÂ:

Sûrenin ilk âyetinde yer alan, Tâ, Hâ, Mukattaa harfler sebebiyle bu adı almıştır. 135 âyettir.

 

69. HÂKKA:

Geleceği kuşkusuz olan kıyâmet manasına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 52 âyettir.

 

70. MEÂRİC:

Yükselme boyutları, dereceleri sahibi olan Allâhü Teâlâ’nın 114 isimlerinden biridir. Adını 3. âyetten almıştır. 44 âyettir.

 

78. NEBE:

Haber demektir. Sûre, kıyâmet günü haberiyle başladığından bu adı almıştır. 40 âyettir.

 

79. NÂZİÂT:

Söküp çıkaranlar anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 46 âyettir.

 

82. İNFİTÂR:

Yarılmak, çatlamak anlamındadır. Bu sûrede de kıyâmet vaktinden bahsederken, âyette ‘Gökyüzü yarıldığında’ denilmekte ve sûre adını ilk âyetinden almıştır. 19 âyettir.

 

56. VÂKIA:

Olay demektir. Adını ilk âyette geçen ve kıyâmet olayını anlatan âyetten almıştır. 96 âyettir.

 

26. ŞUARÂ:

Şairler anlamına gelmektedir. 224. âyetinde şairlerden bahsettiği için bu adı almıştır. 227 âyettir.

 

84. İNŞİKAK:

Çatlamak, yarılmak, ikiye ayrılmak manasına gelmektedir. Adını ilk âyette kıyâmet sürecinde göğün yarılmasından bahsedildiği sebebiyle almıştır. 25 âyettir.

 

27. NEML:

Karınca demektir. 18. âyette geçen Hz. Süleyman a.s.’ın ordusunu görünce yoldan çekilen karıncalardan bu adı almıştır. Bu sûrenin başında ve 30. âyetinde besmele vardır ve 2 besmelesi olan tek sûredir. 93 âyettir.

 

54. KAMER:

Ay demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 55 âyettir.

 

38. SÂD:

Sûrenin ilk âyetinde yer alan, Sâd, Mukattaa harf sebebiyle bu adı almıştır.88 âyettir.

 

7. A’RÂF:

Cennet ve cehennem arasında yer alan, yüksek yer, tepe anlamına gelmektedir. Adını 46. ve 48. âyetlerde geçen ‘A’râf’ kelimelerinden alır. 206 âyettir.

 

32. SECDE:

Secde etmek ‘namazda, ellerin, alnın, dizlerin ve ayakların yere değmesi’ anlamına gelir. Adını 15. âyetten alır. 30 âyettir.

 

13. RA’D:

Gök gürültüsü anlamına gelmektedir. Adını 13. âyetinde gök gürültüsünün Allâh’ın yüceliğini övdüğü anlatıldığından bu adı almıştır. 43 âyettir.

 

52. TÛR:

İlk âyetinde Hz. Mûsâ a.s.’ın üzerindeyken kendisine vahyin ‘Tevrat’ın’ geldiği dağın adıdır. 49 âyettir.

 

67. MULK:

Saltanat, otorite anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 30 âyettir.

 

88. ĞÂŞİYE:

Dehşetiyle her yeri saran manasında, kastedilen kıyâmettir. Adını ilk âyetinden almıştır. 26 âyettir.

 

18. KEHF:

Mağara demektir. 9-27. âyetlerde Ashabı Kehf ‘mağara halkı’. Bu inançlı gençlerin zalim hükümdar ve putperest toplumdan kaçıp mağaraya gizlenen hikâyesi anlatıldığından sûreye bu ad verilmiştir. 5 vakit ibadet ‘namaz’ anlamında, 5 x hamd: ‘Yüceltilme, övgü’ ile başlayan sûrelerin üçüncüsüdür. 110 âyettir. ‘1:1, 6:1, 18:1, 34:1, 35:1’

 

72. CİNN:

Cinlerin ‘örtülü veya dumansız ateşten, bir tür radyasyondan yaratılan varlıkların’ Kur’ân-ı Kerim’i dinleyip Müslüman ‘Allâhü Teâlâ’ya teslim’ olmalarından bahsettiği için bu adı almıştır. 28 âyettir.

 

71. NÛH:

Hz. Nûh a.s.’ın elçi olarak gönderilişi ve halkını ikna çabaları anlatıldığından bu adı almıştır. 28 âyettir.

 

14. İBRÂHÎM:

35.-41. âyetlerde Hz. İbrâhîm a.s.’ın ‘Delille konuşan ve iyiliğe eren’ duası geçtiğinden sûreye bu ad verilmiştir. 52 âyettir.

 

37. SÂFFÂT:

Saf tutmuş manasına gelir. Adını ilk âyetinden almıştır. Birçoğuna göre burada Allâh’ın yemin ettiği saf saf olmuşlardan kasıt, meleklerdir. 182 âyettir.

 

28. KASAS:

Olaylar, hikâyeler anlamına gelmektedir. 25. âyetten adını almıştır. 88 âyettir.

 

17. İSRÂ:

Gece yürüyüşü anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden, Allâh’ın Hz. Muhammed’i s.a.s., gecenin bir vaktinde âyetlerinden ‘işaretlerinden’ bir kısmını göstermek üzere Mescid-i Haram’dan ‘hürmetli, yasakların uygulandığı ibadethaneden’ Mescid-i Aksa’ya ‘en uzak ibadethaneye’ yürütmesinden almıştır. 111 âyettir.

 

10. YÛNUS:

98. âyetinde Hz. Yûnus a.s.’ın halkından bahsedildiği için bu adı almıştır. 109 âyettir.

 

11. HÛD:

50.-60. âyetlerde Hz. Hûd a.s.’ın hayatı anlatıldığı için sûreye bu ad verilmiştir. 123 âyettir.

 

12. YÛSUF:

Sûrenin tamamında Hz. Yûsuf a.s.’ın hayatı anlatıldığı için sûreye bu ad verilmiştir. 111 âyettir.

 

15. HİCR:

Hicr, ‘taş halkı’ Semûd halkının yaşadığı yerin adıdır. Hz. Sâlih a.s. bu halka peygamber olarak gönderilmiştir. 80-84. âyetlerde Hicr ‘taş halkı’ denilen yerde yaşayan insanlardan bahsedildiği için bu ad verilmiştir. 99 âyettir.

 

6. EN’ÂM:

Davar Sûresi, koyun, keçi, deve, sığır ve manda gibi sağmal hayvanları bir arada ifade eder. Arapların hayvanlara uyguladıkları bazı gelenekler kınandığı için bu adı almıştır. 5 vakit ibadet ‘namaz’ anlamında, 5 x hamd: ‘Yüceltilme, övgü’ ile başlayan sûrelerin ikincisidir. 165 âyettir. ‘1:1, 6:1, 18:1, 34:1, 35:1’

 

16. NAHL:

Balarısı demektir. 68.-69. âyetlerinde Allâh’ın balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve çardaklardan evler edinmesi emri sebebiyle, bu ad verilmiştir. 128 âyettir.

 

31. LOKMÂN:

Adını Allâh’ın, Hz. Lokmân a.s.’a verdiği lütuftan bahseden 12. âyetten almıştır. 34 âyettir.

 

34. SEBE:

Sebe sûresi, adını 15. âyetinde yer alan Yemen’de bir bölge veya kabile ismi olan Sebâ kelimesinden almıştır. 5 vakit ibadet ‘namaz’ anlamında, 5 x hamd: ‘Yüceltilme, övgü’ ile başlayan sûrelerin dördüncüsüdür. 54 âyettir. ‘1:1, 6:1, 18:1, 34:1, 35:1’

 

39. ZUMER:

Zümre kelimesinin çoğuludur, bölükler manasına gelmektedir. Adını 71 ve 73. âyetlerden almıştır. 75 âyettir.

 

40. MU’MİN:

Samimiyetle inanmış anlamına gelmektedir. 28-45. âyetlerde Firavun ailesinden ‘hanedanından’ olup samimiyetle inanmış kişiden bahsedildiği için, sûreye bu ad verilmiştir. 85 âyettir.

 

21. ENBİYÂ:

Peygamberler anlamına gelip, peygamberlerden söz edildiğinden bu adı almıştır. 112 âyettir.

 

23. MU’MİNÛN:

Müminler ‘samimiyetle inanmışlar’ manasına gelmektedir. İsmini ilk âyetinden almıştır. 118 âyettir.

 

41. FUSSİLET:

Açıklanmıştır anlamına gelmektedir. Adını 3. âyetten almıştır. Sûrenin bir diğer adı da Mukattaa harfler olan Hâ, Mim’dir. 54 âyettir.

 

42. ŞÛRÂ:

Danışma anlamına gelmektedir. 38. âyette, samimiyetle inanmışların işlerini aralarında danışmayla gördükleri anlatıldığından bu adı almıştır. 53 âyettir.

 

43. ZUHRÛF:

Altın ve mücevher anlamına gelmektedir. Adını 35. âyetten, Allâh’ın verdiği altın, gümüş gibi süslerin sadece bu dünya hayatının malı olduğunun ifade edilmesinden almıştır. 89 âyettir.

 

44. DUHÂN:

Duman demektir. Adını 10. âyetinden almıştır. 59 âyettir.

 

45. CÂSİYE:

Diz üstü çökmek manasına gelir. Adını 28. âyetinden almıştır. 37 âyettir.

 

46. AHKÂF:

Kum tepeleri anlamına gelir. Hz. Hûd a.s.’ın halkının yaşadığı bölgenin adıdır. Adını 21. âyetinden almıştır. 35 âyettir.

 

51. ZÂRİYÂT:

Rüzgârlar demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 60 âyettir.

 

30. RÛM:

Rumlardan ‘Bizanslılardan’ bahseden 2-5. âyetlerinde Perslerle ‘İranlılarla’ yapılan savaşta yenilgiye uğrayan Romalıların, yakında galip geleceğinin ifade edilmesinden bu adı almıştır. 60 âyettir.

 

29. ANKEBÛT:

Örümcek demektir. 41. âyetinde hakikat inkârcılarının işleri örümcek ağına benzetildiğinden bu adı almıştır. 69 âyettir.

 

83. MUTAFFİFÎN:

Ölçüde ve tartıda hile yapanlar manasına gelmektedir. Bu adı ilk âyetinde, ölçü ve tartıda hile yapanların kınanmaları sebebiyle almıştır. 36 âyettir.

 

22. HACC:

Hac ibadetinden bahsedip, 27. âyetinden bu adı almıştır. 78 âyettir.

 

47. MUHAMMED:

Adını 2. âyette geçen efendimiz Muhammed’den s.a.s. alır. Övülmüş manasına gelmektedir. Sûrenin diğer adı da Kıtal ‘adam öldürmek’ 38 âyettir.

 

64. TEGÂBUN:

Aldanma ‘kâr veya zarar ettiğini anlama günü’ anlamına gelmektedir. Adını 9. âyetten almıştır. 18 âyettir.

 

2. BAKARA:

Sığır demektir. Adını 67.-71. âyetlerde Yahudilere kesilmesi emredilen sığırdan alır. Kur’ân-ı Kerim’in en uzun sûresi olup 286 âyettir.

 

8. ENFÂL:

Ganimetler demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 75 âyettir.

 

57. HADÎD:

Demir demektir. 25. âyetinde demirin indirildiğinden söz edildiği için bu adı almıştır. 29 âyettir.

 

24. NÛR:

Gökleri ve yeri aydınlatan ‘hakikat bilgisi’ manalarına gelir. 35. âyetinde geçen Nur ibaresinden adını almıştır. 64 âyettir.

 

3. ÂLİ İMRÂN:

İmran’ın ailesi anlamına gelmektedir. 34-37. âyetlerde adı geçen İmran, Hz. Meryem’in babasıdır. 200 âyettir.

 

61. SAFF:

Saf tutmak sûresi, 4. âyette samimiyetle inanmışların saf tutarak Allâh yolunda savaşmaları anlatıldığından bu adı almıştır. 14 âyettir.

 

62. CUMA:

Toplanmak sûresi, 9. âyetinde cuma günü çağrı yapıldığında toplu hâlde ibadete ‘namaza’ gidilmesi emredildiğinden bu adı almıştır. 11 âyettir.

 

98. BEYYİNE:

Açık delil, kanıt manasındadır. Adını ilk âyetinden almıştır. 8 âyettir.

 

59. HAŞR:

Toplanmak, bir araya gelmek, sürgün etmek manasına gelmektedir. Adını 2. âyetten almıştır. 24 âyettir.

 

63. MUNÂFİKÛN:

Münafıklardan ‘ikiyüzlü olup, dıştan inanmış görünüp içten inanmayanlardan’ bahsettiği için bu adı almıştır. 11 âyettir.

 

58. MUCÂDELE:

Çatışma demektir. Adını ilk âyetinden almıştır. 22 âyettir.

 

33. AHZÂB:

Hizipler, topluluklar anlamlarına gelmektedir. Adını bu sûrede Müslümanlara ‘Allâhü Teâlâ’ya teslim olanlara’ karşı Hendekte savaşmak üzere birleşen Arap kabilelerinden almıştır. Hendek savaşının diğer adı Ahzâb savaşıdır. 73 âyettir.

 

4. NİSÂ:

Kadınlar demektir. Birçok âyetinde kadın haklarından bahsedildiği için bu adı almıştır. 176 âyettir.

 

65. TALÂK:

Boşanma demektir. Sûrenin ilk âyetlerinde boşanma anlatıldığından bu adı almıştır. 12 âyettir.

 

5. MÂİDE:

Ziyafet, Sofra anlamına gelmektedir. Adını 112.-114. âyetlerinde geçen Hz. Îsâ’nın havarilerinin ‘İlâhi esasları yaymakla görevli yardımcılarının’ gökten indirilmesini istediği sofradan almıştır. 120 âyettir.

 

60. MUMTEHİNE:

Adını 10. âyette, Allâh’a bir benzer yakıştıranlardan kaçıp, inançlılara gelen kadınların imtihan edilmesinden alır. 13 âyettir.

 

48. FETİH:

Başarı, zafer anlamlarına gelmektedir. Âyetlerinde birkaç defa fetihten söz edildiğinden bu adı almıştır. 29 âyettir.

 

110. NASR:

Yardım demektir. İlk âyette Allâh’ın yardımı anlatıldığından bu adı almıştır. 3 âyettir.

 

49. HUCURÂT:

Odalar demektir. Adını 4. âyetten almıştır. 18 âyettir.

 

66. TAHRÎM:

Haram kılma, yasaklama anlamına gelmektedir. Adını ilk âyetinden almıştır. 12 âyettir.

 

9. TEVBE:

104. âyetinde yer alan Allâh’ın, tövbeleri kabul ettiği, bağışladığıyla ilgili olduğundan bu sûreye Tevbe adı verilmiştir. Tövbe: yapılan hatalardan ve günahlardan vazgeçip onu bir daha yapmamaya karar vermek, itaate dönmektir. Sûrenin bir diğer adı da berae’dir, ‘ilişkileri kesme’ anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de başında besmele olmaksızın başlayan tek sûredir. 129 âyettir.